|
İSTANBUL’DA İLK “FUTBOL LİGİ” GÜNLERİ
Evet, istibdat ; bir başka değişle o
dönemki mevcut “ mutlak hakimiyet ” rejimi,
yurdumuzda cemiyet kurmak ya da bu bünyede spor
yapmak hakkını Türklere yasak etmekteydi. İşte
sırf bu nedenle, Fuat Hüsnü (Kayacan) Bey ve
tamamen Türk gençlerinden oluşan arkadaşlarının
Fenerbahçe Spor Kulübü’müzü kurma teşebbüsleri,
gerek 1899 yılında Türkçe isim vermeden bir
İngiliz ismi altında kurmak istedikleri “Black Stocking F.C./Siyah Çoraplılar Futbol
Kulübü” olsun, ve gerekse de 1902 yılında bu
kez isim değiştirerek kurmak istedikleri
“Kadıköy Futbol Kulübü” olsun, sarayca
engellemişti. Bu durum ise, ülkemizde kurulan
ilk spor kulüplerinin yabancılar ile
gayrimüslimler tarafından oluşmasına sebep
olacak(*8), Türk sporunun kulüpler yolundaki
gelişimini ise en az 5 yıl geciktirerek,
yurdumuzda futbol ağırlıklı sporun temelinin
“yabancı egemenliği ve anlayışı” ile atılması
neticesini doğuracaktı (*9).
Nitekim, Kadıköy Futbol
Kulübü’nün mevcut bu rejim nedeniyle hemen
kapatılarak dağıtılmasının ardından, 1902
senesinde James Lafontaine ile Horace Armitage
isimli kişiler hemen hemen tamamı İngiliz’lerden
oluşan “Cadıkeuy Football Club“; (Kadıköy
Futbol Kulübü) isimli futbol takımını kuruyor ve
kuruluşunun iznini de alıyordu (*10). Bunu, 1903
senesinde Moda’da oturan İngiliz gençlerin “Moda Football Clup”, 1904 senesinde de
Kadıköylü Rum vatandaşların “Elpis(Ümit)Futbol Takımı”nı kurmaları
izliyordu. Aynı yıl İngiliz elçilik gemisi “İmogene” nin de aynı isimde bir futbol
takımı kurması üzerine, Türkiye’deki ilk lig
organizasyonunu gerçekleştiren James La
Fontaine, 1904 senesi sonbaharında
“Constantinople Football Liege” ( İstanbul
Futbol Ligi ) adı ile İstanbul’daki ilk
futbol ligini kuruyordu. (*11)
Cadıkeuy (Kadıköy), Moda, Elpis ve İmogene
takımlarının oluşturduğu ligdeki organizasyon
olan “Pazar Ligi” ismi altında yapılan bu
maçlar, bugünkü Fenerbahçe Stadının bulunduğu
Papazın Çayırı’nda sürüyor ve halk tarafından da
büyük bir ilgi ile takip ediliyordu. 1904
tarihindeki ilk Pazar Ligi şampiyonluğunu
İmogene Takımı, 1905 yılındaki ikinci Pazar ligi
şampiyonluğunu ise Cadıkeuy (Kadıköy) Futbol
Takımı kazanıyordu. Tarihler 1905 yılını
gösterirken , Mekteb-i Sultani (Galatasaray
Lisesi) öğrencileri tarafından okulun çatısı
altında kurulan Galatasaray Futbol Takımı,
Kadıköy’deki Papazın Çayırı mevkiinde Kadıköy
Frerler Mektebi (Saint Joseph) takımı ile
maçlarına başlıyor ve 1906 yılından itibaren de
İstanbul Futbol Ligine resmen katılıyordu.
1907, Resmi kuruluşa doğru
Gayri
takvimlerin o en güzel yıl olan 1907 yılının ilk
yapraklarını gösterdiği günler... Sultan 2.
Abdülhamid Han, 33 yıllık saltanatının baskılı rejime
dayalı son yılını yaşamakta olduğunun sanki
farkında. Saltanatı ile uğraşanlarla boğuşmaktan
futbol topu peşinde koşturanlarla uğraşmaya
ayıracak pek fazla vakti ve de gönlü
kalmadığından bu tür oluşumlara karşı
uygulattığı baskıyı da, resmi de olmasa biraz
gevşetmiş. Zaten gayri müslimler ile
yabancılarca ortalama on yıldır oynanmakta olan
futbol oyununa gözleri ve de gönülleri biraz da
alışmış. Kadıköy yakasındaki Kördere Sahası ile
Kuşdili Çayırı’nda, o ilk yıllarda göz
açtırmayan top uçurtmayan saraylı hafiyelerden
görünürde eser kalmamış, Türk gençleri, resmi
formalı olmasa da buralarda sanki rahat rahat
top koşturur bir halde. Gerçi, bir jimnastik
kulübü olarak “Beşiktaş” ile, Fransız Mektebi
Takımı hüviyetini arkasına almış bir futbol
kulübü olarak “Galatasaray”, kuruluş
faaliyetlerini İstanbul yakasında
gerçekleştirebilmiş ama, karşı kıyı Kadıköy
yakası o dönem için adeta bir başka belde, adeta
İstanbul’a taşra...
Nihayet, artık bu yakada da beklenen günlerin
yakınlığı hissedilmekte. Kadıköy yakasında da
güneş bir başka parlak, bahçelerde çiçekler bir
başka güzel açmakta. Fenerbahçesi’nde de
kanaryalar bir başka ötüp, burundaki fener sanki
bir başka parlak çakmakta. Zira, halkın içinden
çıkacak ilk Türk kulübünün kuruluşu için kararın
ve de onayının alınacağı çok önemli günlerin
çoğu geçmiş, azı ise sanki artık gelmekte...
İşte, içinde bulundukları
tarihin de desteğinden güç alan Kadıköy’lü
gençlerden, Hariciye Nazırı Asım ve Server
Paşa’ların torunu Londra Sefareti Başkatibi Nuri
Bey’in oğlu Ziya(Songülen) Bey ile
Harekat Ordusu Feriki (tümgeneral) Şevki
Paşa’nın oğlu Ayetullah Bey ve de ünlü
edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni Enver Necip (Okaner) Bey, Necip Bey’in
Moda Başpınar sokak 3 numaralı evinin selamlık
katında yaptıkları bir görüşme sonucunda
kuracakları takımın ilk fikir harcını
atıyorlardı. Gerekli olan parayı da finanse
edecek olan dönemin zenginlerinden Saint Joseph
mezunu Mühendis Nurizade Ziya Bey’e kulübün
kurucu başkanlık şerefini, Osmanlı Bankası
memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik
(sekreter) görevini, Bahriye Subayı Necip Bey’e
de kaptanlık ve veznedarlık (sayman) görevini
veriyorlardı.
Aynı görüşmede varılan fikir birliği ile de ; kuracakları kulübün adını oturdukları semtin
güzelliğinden esinlenerek Fenerbahçe yapacaklar, amblemlerini Fenerbahçe Burnu’ndaki
ışık saçan fenerden, formalarındaki renkleri ise
Fenerbahçesi’ndeki ilkbaharın sevimli müjdecisi
papatyaların kıskançlık ve temizlik sembolü olan
renklerinden yani sarı ile beyazdan alacaklardı.
Ertesi gün “Baker Mağazası”ndan forma
kumaşları alınıyor, Fener armalı kırtasiye
malzemelerinin siparişleri veriliyor, ve de
dönemin güya Futbol Federasyon Başkanlığı
görevini üstlenmiş kişisi James Lafontaine ile
yapılan bir sohbette de sanki kendisinden icabet
alınıyordu. Artık kurulacak olan kulübün ismi,
başkanı, amblemi ve formaları seçilmiş, mesele
sadece formaları giyerek bu ismi tescil
ettirecek 11 Türk gencinin bir araya
getirilmesine kalmıştı. Bu konuda da en mühim
rolü St. Joseph Mektebi Türkçe Öğretmeni Enver (
Yetiker ) Bey üstleniyordu.
“Fenerbahçe Futbol Takımı”nın ilk kadrosu
kuruluyor ;
Güneş bu defa, o en güzel
yıl olan 1907 senesi ilkbaharının serince bir
Pazar gününü aydınlatıyor ve Fenerbahçe semti de bu kez, ismini yıllarca
şerefle temsil edecek olan bir kulübün ilk
temsilcilerinin ilk kalabalık gövde gösterisine
sahne oluyordu. O gün, Kadıköy’ündeki Kuşdili
Çayırı’nda İngiliz ve Rum takımları arasında
oynanan bir futbol maçını seyrettikten sonra St.
Joseph Mektebi talebelerinden oluşan bir grup,
Moda İskelesi’nden sandallara biniyor ve koyun
karşı kıyısında randevu mahalleri olan
Fenerbahçesi’ne geçiyorlardı. Nuri zade Ziya
(Songülen)Bey ve Ayetullah Bey ile Sami Paşa
zade Sezai Bey’in yeğeni Bahriye zabiti
Necip(Okaner)Bey, Hintli lakaplı Mühendis Asaf
(Beşpınar) Bey ve S.Joseph Mektebi Türkçe
öğretmeni Enver (Yetiker) Bey isimli gençler,
burada daha evvel gelmiş olan Hasan ve
Hüseyin(Dalaklı), Galip (Kulaksızoğlu), Nasuhi
Esat(Baydar), Yanya’lı Şevkati, Elkatipzade
Mustafa ve kardeşi Hamdan, Çerkes Sabri,
Hayrullah, Hakkı Saffet (Tarı),Hasan
Sami(Kocamemi) Bey’ler ile buluşuyorlardı(*12).
Çoğunluğunun, yakında kurulacak oldukları
takımın ilk oyuncularını teşkil edecek olan bu
gençler için o gün, Ziya Bey’in İngiltere’den
getirttiği; önü ve kolları düğmeli olan sarı
beyaz yollu bol formaları, lacivert şort
pantolonları ve sarı löverli yün çorapları ile,
Fenerbahçe’nin çayırlarında ilk antrenmanlarını
yapacakları gündü. Kısa zamanda çevrenin futbola
kabiliyetli gençlerini de kendi etrafında
toplayan bu kulüp, bugün için büyük bir kıymet
ifade eden ilk kadrosunu, olası olarak; Hintli
Asaf – Necip , Ziya – Hasan, Hassan, Sabri –
Nasuhi , Şevkati , Galip , Hüseyin , Hayrullah
terkibinde (*13), ya da ; Asaf – Ziya , Sami –
Ayetullah , Mazhar , Necip – Fethi , Galip ,
Hüseyin , Hasan , Nevzat şeklinde oluşturuyordu
(*14).
Başta da değindiğimiz üzere, Fenerbahçe Spor
Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altında
1899 yılındaki ilk girişiminde öncülüğünü
yaptığı gençler ile, Kadıköy Futbol Kulübü
(1902) ve ilerideki yıllarda kurulacak olan Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi
altında toplanan gençler, aslında yıllardır aynı
ideali sürdüren hep aynı kişilerdi. Ama ne var
ki iki kez kapatılmaları, yasal faaliyetlerine
ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında
geçebilmelerine olanak kılmıştı. Bir başka
deyişle; Black Stocking F.C. ile, aynı amacı ve
kaderi paylaşan Kadıköy Futbol Kulübü’nün
isimleri, “Fenerbahçe Spor Kulübü”nün kuruluşu
yolunda “amaç karşısında birer araçtı “(*15).
Israrla tekrar ettiğimiz bu durum karşısında,
1940 yılında yapmış oldukları haklı bir tüzük
değişikliği ile kuruluş senelerini 1909
senesinden 1903 senesine aldıran Beşiktaş
Kulübü’nün ( Bereket Jimnastik Kulübü) de
gerçekleştirdiği gibi, Fenerbahçe Spor Kulübümüz
olarak tüzüklerimize geçirmemiz ve de yazılı bir
deklarasyonla kamuya ilan edip düzeltmemiz
gereken gecikmiş gerçek odur ki; Fenerbahçe Spor
Kulübünün kurulduğu yıl 1899’dur.
| Fenerbahce.org.tr'den Alıntıdır |
Devamı> |
|